Başkanlar Kurulu Toplantımız, 4-7 Ağustos 2017 tarihleri arasında Ankara/Ayaş’ta yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Toplantıya Genel Başkanımız Baki Gülbaba, Genel Başkan Yardımcılarımız Celal Karaca, Remzi Karataş ve Adem Gündoğan ile il başkanlarımız ve uzmanlarımız katıldı.

GENEL BAŞKAN GÜLBABA: “SARIEROĞLU’NUN ÇALIŞMA BAKANI OLMASI UMUTLARIMIZI ARTIRMIŞTIR”
Başkanlar Kurulu toplantısında konuşan Genel Başkanımız Baki Gülbaba, çalışma hayatı ve gündemdeki konulara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kabinedeki değişiklikle birlikte, çalışma hayatının sorunlarının çözümü hususunda umutlarının arttığını ifade eden Genel Başkanımız Gülbaba, Jülide Sarıeroğlu’nun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak atanmasını memnuniyet verici bir gelişme şeklinde değerlendirerek, Sayın Sarıeroğlu’nun yeni Türkiye’nin ilk Çalışma Bakanı olmasının çalışma yaşamının sorun ve beklentilerinin karşılık bulması anlamında son derece doğru bir tercih olduğunu kaydeden Genel Başkanımız “Çalışma yaşamını yakından tanıyan, konunun uzmanı bir bakanımızın olması bizi fazlasıyla mutlu etmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

“SERMAYE İLE EMEK ARASINDAKİ İLİŞKİ SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜMELİ”

Gülbaba, “TBMM taşeron işçilerine toplu iş sözleşmesi yapma hakkı vermesine rağmen bu hak kullanılamamaktadır. Taşeron işçilerinin maaş artışları yasaların öngördüğü şekilde yapılamamaktadır. Yapılan işin niteliği aynı olmasına rağmen işçiler arasında farklı ücretler uygulanmaktadır. Sağlık Bakanlığında çalışan taşeron işçiler kamuda en düşük ücret alan çalışanlardır. Hastanelerde döner sermayeden herkes payını alırken taşeron işçilere pay verilmemektedir. Bunların önüne geçilmelidir. Hayatın öznesi insandır. Bürokratların taşeron işçileri nesne gibi görmesi kabul edilemez “ dedi.

Kanunlar ne kadar değişse de aksaklıkların giderilemediğini, usulsüz olarak işten çıkarmaların ve yöneticilerin hukuk tanımamazlıklarının devam ettiğini kaydeden Gülbaba, “Çalışma yaşamının başarısı toplumsal refah ve huzur açısından son derece önemlidir. Bu nedenle çalışma yaşamındaki ilişkiler kendi öz kültürümüzün gerekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmelidir. Endüstriyel ilişkileri daha kurumsal temelde ve kendi kültür kodlarımız bağlamında ele almak ve uygulamak zorunda olduğumuzu artık herkes anlamalı ve kabul etmelidir . Sermaye ile emek arasındaki ilişkinin sağlıklı bir şekilde yürümesinin önü açılmalıdır” dedi.

“TÜRKİYE ALGI OPERASYONLARIYLA GERÇEK GÜNDEMDEN UZAKLAŞTIRILIYOR”

Genel Başkanımız Baki Gülbaba, konuşmasında ülkemize yönelik uluslararası operasyonlar hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin bir kısım algı operasyonlarıyla gerçek gündeminden uzaklaştırılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gülbaba, şunları kaydetti: “15 Temmuz akşamı hain darbe ve işgal girişimi bertaraf edilince tehlike geçti sanıldı. Oysa hainlere hala talimat veren, umut veren birileri var. Şu anda ABD Suriye’nin kuzeyinde PYD’ye silah veriyor. Ama öte taraftan birileri, akıl hastası piyonların eline balta verip Atatürk büstüne saldırtıyor. Bunun büyük oyunu gölgelemek, perdelemek adına yapıldığını 80 milyonun kardeşliğinin hedef alındığını, oynanan büyük oyunu anlamak ve görmek zorundayız. Türkiye’nin hiç kimsenin toprağında gözü yok. Ama bu topraklardan vazgeçmeye de niyeti yok.”

GÜLBABA, PROVOKASYONLARA KARŞI UYARDI

15 Temmuz darbe ve işgal girişimin ne anlama geldiğinin iyi kavranması gerektiğini ifade eden Gülbaba, provokasyonlara karşı uyardı.

Gülbaba, “Kardeşliğimizi daha bir pekiştirmek, oyunlara gelmemek durumundayız. 80 milyonun birbiriyle sorunu yok. Ancak sorun çıkarmak isteyenleri de tanımamız gerekiyor. Çünkü birileri bizim geleceğimizi elimizden almak istiyor. Öz Büro İş olarak ülkemize yönelen iç ve dış her türlü oyunun planın uşakların ve piyonların farkındayız. Bu anlamda sorumluluğumuzun bütün gereklerini yerine getirmek borcumuzdur”  dedi.

“HİÇ KİMSE BU ÜLKENİN GELECEĞİNDEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR”

Güçlülere dokunulmuyor, yargılamalar adaletsiz şekilde yürütülüyor vb. algılarla, Fetö terör örgütü ile mücadelenin sulandırılmaya çalışıldığını ifade eden Gülbaba, şunları kaydetti: “Hiç kimse ve hiçbir grup bu milletin ve bu ülkenin geleceğinden daha önemli değildir. Yargılama ve mücadele sürecini destekliyoruz. Kriptolar hala açığa çıkarılamadı. Bundan dolayıdır ki bu mücadele zor, sıkıntılı bir süreçtir. Bu ihanet sürecinin sadece aktörlerini değil gizli ortaklarını da tanıma ve onlara karşı tavır alma konusunda basiretli olmaya mecburuz. Vatanımıza karşı sorumluluğumuz, bizden sonraki neslimize karşı sorumluluğumuz bunu gerektiriyor. Fetö sorunu, Kul’a kul olmanın bir sonucudur. Bu tuzaklara düşmeyelim” şeklinde konuştu.

HASTANELERDE ÇALIŞAN TAŞERON EMEKÇİLERİN SORUNLARI MASAYA YATIRILDI

Başkanlar Kurulu Toplantısının ikinci ve üçüncü oturumlarında, hastanelerde çalışan taşeron işçilerinin sorunları masaya yatırıldı.

Sırasıyla söz alan İl Başkanlarımız kendi şehirlerindeki üyelerimizin sorunları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Genel Başkanımız Gülbaba ve yönetim kurulu üyelerimiz il başkanlarımızın aktardığı genel ve yerel sorunları dinlediler. Başkanlar Kurulu toplantısında bir kısım kararlar alındı.

Başkanlar Kurulu toplantımız, toplu fotoğraf çektirilmesiyle son buldu.